Duyurular

Ankara Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 43,4142   43,4924
EURO 51,2353   51,3276
Özlü Sözler
Evlatlarından daha uzun yaşayasın! Bir İran beddua sözü
Son Ziyaretçi Yorumları
Ömer Tonğ
Başta Süleyman Akgüç beyefendi olmak üzere emeği geçen herkese kalbi teşekkürler

ZEKAİ SERİNKER
Merhabalar... Faaliyetlerinizi ve sizden haberleri bugüne kadar sosyal medyadan takip ediyorduk. Gelecekte ki doğal üyeniz olarak, tüm emeklilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Selamlar...

HASAN KALE
Emeği geçenlere teşekkürler. Başlangıç için iyidir. Daha iyi olacacağına inanıyorum. Umarım dernek binasına da kavuşuruz.


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Reklam
ŞEKER FABRİKALARI 98 YAŞINDA...HÜLYALAR

(CUMHURİYET Gazetesi, Olaylar ve Görüşler sayfasında 29.Kasım.2024 tarihinde, yayın kuralı nedeniyle daraltılmış biçimi yayınlanmıştır.)

​​​​

 

 

HÜLYALAR...


Bugün 26 Kasım, Cumhuriyetin Şeker Sanayi 98 yaşında.

 

Evet, 1926 yılının Kasım ayının 26ncı gününde Alpullu Şeker Fabrikası’nda ilk Türk şekerinin çuvallara aktığı gün.


Cumhuriyetin usta kalemi, siyasetçi, yazar Ahmet Ağaoğlu’nun; 29.Kasım.1926  günü Ulus Gazetesinde, Alpullu Şeker Fabrikası açılışı nedeniyle yazdığı makalesinden,   sadece şiir formunda düzenlemiş olduğum aşağıdaki güzel satırlar Cumhuriyetin ilk mucizelerinden Alpullu ve Uşak Şeker Fabrikaları  içindir. 

...

Otuz bin dönümlük vasi bir pancar tarlası 
      arasında muazzam bir abide,
           bacalarını ta semaya yükseltmiş 
      ve dün mevt olan bir kıt’aya 
            bugün bir can vermiş.

 

Kayışlar sürünüyor, 
       çarklar dönüyor, 
              makineler inliyor.


Yüzlerce ‘küp’ ler hareket ediyor 
      ve oluklardan akan 
            simsiyah bir mayi, 
       nihayet bir taraftan 
             bembeyaz şeker tozu olarak 
       aşağıya doğru 
              seylap gibi dökülüyor. 

 

Ah ne tatlı şeker! 
        Türk Şekeri... 
Bu, 
        Türk’ün Rumeli’sinin şekeri!
Bir ay sonra da 
        Türk’ün Anadolu şekerini
                Uşak’ta tadacağız. 

 

Tahakkuk için ne güzel,
        ne tatlı hülyalar.
Bütün bu Hülyalar
        Hakikat olmuşlardır. 
Hepsini, 
        bu millet tahakkuk ettirdi. 

...

 

1925 yılı 6.Kasım’da Uşak, 22.Aralık’ta Alpullu Şeker Fabrikaları temeli atılarak başlayan macera; Türkün ilk Şekerinin 1926 yılı 26.Kasım’da Alpullu ve 17.Aralık’ta Uşak’ta çuvala dökülmesiyle tamamlanır. 


Daha ilk yıllarda ülkenin şeker ihtiyacının yarısı bu iki fabrikaca karşılanır olmuştur. 1933’te Eskişehir ve 1934’te Turhal fabrikaları üretimleri ile birlikte, artık yurt dışından şeker ithal edilmeyecek, tüm ulus sadece kendi şekeri ile yetinecektir. 

 

***


Hülyalar Hakikat Olmuşlardır...
Hülyaları Hakikat Yapanlar, Onlar...
Onları hatırlamak, bugüne ve yarınlara taşımak da bizim görevimizdir.


Uşak’ta Nuri Şeker,  Eskişehir’de Kazım Taşkent,  Turhal’da Muammer Tuksavul, fabrikalarda adları yaşatılarak Cumhuriyet tarihimizde yerlerini almışlardır.

 

***

 

NURİ ŞEKER:


Başbakan Rauf Orbay beyefendi ile görüşmesinde, kurmaya çalıştığı Şeker Fabrikası için gerekli sermaye ihtiyacı için unutulmaz,

“Uşak ilindeki 20 000  haneden  günde 1 yumurta katılımı, yumurtanın tanesi 2,5krş’tan günde 500Lira”

yumurta hesabı ile yanıt veren Nuri Şeker beyefendi, Türkiye Şeker Sanayi denince ilk akla gelen simadır. 


Cumhuriyetin ilk şekerlerinin üretildiği Uşak ve Alpullu fabrikalarına,  Türkiye Tayyare Cemiyeti birer mektup yazar ve Tayyare Cemiyetinin 64 şubesine birer okka şeker göndermelerini ister. Açık artırma ile satılacak şekerlerden elde edilecek gelir uçak temininde kullanılmak istenmektedir.

 

“Bunu bir görev ve ulusal şeref sayarak müessesemizce uygun karşılanmıştır.” yanıtı ile Uşak’tan gönderilen şekerlerin satışından 64 bin lira elde edilir.O zaman avcı uçakların tanesi 32 bin liradır. Bu para ile iki uçak alınır.

 

Nuri Şeker şekerlerin bedelini kendi cebinden öder ve Ankara'dan uçaklara (Uşak-1 ve Uşak II) adlarının verilmesini ister.

 

KAZIM TAŞKENT:


Yedeksubay olarak katıldığı Dünya Savaşı sonrası gittiği Almanya’dan 1924 yılında Kimya yüksek mühendisi olarak yurda döner ve Alpullu Şeker Fabrikası'nın kurulması ve işletilmesi işiyle görevlendirilir. 8 ay içinde de fabrikayı hizmete sokmayı başarır.

 

Daha sonra Eskişehir Şeker  Fabrikası kuruluşunu tamamlar. Uşak, Alpullu, Eskişehir ve Turhal Şeker fabrikalarının, 1935 yılında Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. çatısı altında birleşimini hayata geçirir  ve 1944 yılına dek Genel Müdür görevi üstlenir.

 

Daha sonra Doğan Sigorta ve Yapı ve Kredi Bankası'nın kurulumunu gerçekleştirir.

 

İsviçre’de, 9 yaşındaki oğlu Doğan 10 Nisan 1939 tarihinde kaza sonucu vefat eder. Oğlu anısına Doğan Kardeş çocuk dergisini kurar ve uzun yıllar sürdürür.


Küçük oğlu Karaca Taşkent babasıyla ilgili bir anısını gururla anlatır:


“Atatürk’ün, Celal Bayar'la birlikte Alpullu fabrikası inşaatı ziyaretinde, "Bu fabrika ne zaman bitecek" sorusunu babam "6 ay sonra" diye yanıtlar. 


Atatürk dönüş yolunda, Bayar'a, "Bu Taşkent, bunlar genç mühendisler, ya hesap bilmiyorlar ya da bizi aptal zannediyorlar."


Gerçekten fabrika 6 ay içinde bitiyor. Bayar da babama bir teşekkür mektubu yazıyor ve "Sen bir mucize yarattın" diyor. 


Babam mektubu alıp Ankara'ya gidiyor ve Bayar'a çıkıyor, "Mektubu iade edeceğim" diyor. Bayar nedenini soruyor, O da diyor ki, "Mucizeler Allah'a aittir. Ben mucize yaratmadım."

 

Bayar da dönüp diyor ki:


"Yok, yok Taşkent, sen bunun mucize olduğunu kabul et. Eğer sen mucize yaratmadıysan, Atatürk ve ben aptal olmuş oluruz."

 

MUAMMER TUKSAVUL:


Almanya’da mühendislik eğitimi sonrası yurda dönen Muammer bey, Eskişehir Şeker Fabrikası kurma görevi verilmiş olan Kazım Taşkent ile yolları kesişir ve 1933 şubat ayında başladıkları Eskişehir Şeker Fabrikasını bir yılda tamamlarlar. 


Bu kez de, Atatürk’ün talimatıyla Turhal seçilir yeni fabrika için. Görev de Muammer beyindir.

 

1934 ilk günlerinde ağır kış koşullarında başlayan çalışma 7 ay gibi kısa zamanda tamamlanır ve ekim’de Turhal’da üretim başlar. 


Ancak; Turhal’ın uzaklığı, bölgenin geri kalmışlığı, işçi ve eleman sıkıntısı yanında, binlerce ton malzemenin İstanbul’a, oradan yaz aylarında Samsun’a ve sadece demiryolu ile Turhal’a taşınabilmesi göz önüne alındığında,  öngörülen sürede tamamlanmasının inanılmazlığını şöyle ifade eder:


“En önemli avantajımız, girişimin o emsalsiz, ateşli Atatürk dönemine rastlaması idi, ve “Yapın Çocuklar!” emri çıkmıştı. 


Bir gün Muammer bey, İdare meclisi üyesi Nuri Conker ve Recep Zühtü beye; Eskişehir ve Turhal fabrikalarında her ikisinin de önemli koruyucu yardımlarından söz ederken; Nuri Conker bey “Ben ne sanayi ne de şeker’den anlarım. Gazi’nin emriyle çocuklar rahat çalışsınlar, sizlere çelme takmaya çalışanlar olacak, sizlere jandarmalık yapalım” diye bize görev verildi şeklinde yanıtlar.

 

***


1840 yılında, Arnavutköy’lü Dimitri Efendi ile başlayan  Şeker macerasında; Davutoğlu Karabet Efendi, Fenerler İdaresi Müdürü Mösyö Michel, film makinesi ile köylerde pancar tarımı eğitimi yapan Alpullu Ziraat müdürü Nesip Karaçay, 1956 yılında Eskişehir fabrikası 20 hizmet yılı ödülü alan  Nezahat Göksu  hanımefendi, Turhal’lı Montaj ustası Natık Usta, Dünya Savaşında Alman Zeplin balonlarında görev almış Baloncu Hidayet ve daha onlarca unutulmaz Cumhuriyet genci anısına, saygıyla.

26.Kasım.2024 

 

Kaynaklar
1-30. Yılında Şeker Sanayi, Turan VELDET,1956
2-Yaşadığım Günler, Kazım Taşkent
3-Doğudan Batıya ve Sonrası, Muammer Tuksavul
4-TürkŞekerin Öyküsü, Nazım Taygun, 

 



Süleyman AKGÜÇ

 

© Copyright 2024  V4.4 Tüm Hakları Saklıdır.

Hazır Dernek Sitesi



Top